YOLCUGİDİYOR

YOLCUGİDİYOR

Anasayfa

İlahiler

Haber

Gazeteler

Bannerimiz

Arşiv

YOLCUGİDİYOR

Namaz

Dua

Hadis

54 Farz

32 Farz

Osmanlı

Dualar

Mesajlar msj

Cocuk

Dini Konular

Flimler

Gazeteler

İslam

Kuran

Resimler

Abdest

Canli tv

Download

Edebiyat-Şiir

Ekonomi

Eğitim

YOLCUGİDİYOR

Animasyonlar

Güzel Sözler

Mezhepler

Nasihatlar

Efendimiz(s.a.v)

Peygamberler

Sahabeler

YOLCUGİDİYOR

YOLCUGİDİYOR

...:::::YOLCUGİDİYOR-İLAHİLER DİYARI-YENİ::::...


haykiris.net haykiris.net haykiris.net haykiris.net haykiris.net haykiris.net haykiris.net haykiris.net haykiris.net haykiris.net haykiris.net haykiris.net haykiris.net haykiris.net haykiris.net haykiris.net haykiris.net haykiris.net


VEHHABiLiK

 

eş-Şeyhu'n-Necdî lakabıyla bilinen Muhammed bin Abdülvehhab'ın (d. 1703 Uyeyne - ö.1787 Deriye, Riyad) düşünceleri çevresinde oluşan dinî, siyasî hareket. Harekete Vehhabilik adı karşıtlarınca yakıştırıldı. Hareket içinde yer alanlar, kendilerine Muvahhidun (tevhidciler) derler ve Hanbelî mezhebini İbn Teymiye yorumuna uygun biçimde sürdürdüklerini söylerler. Vehhabilik bir inanç hareketi olarak başlamakla birlikte, kısa zamanda siyasî bir nitelik kazandı. Arap yarımadasında etkinlik kurarak devlet durumuna geldi. Günümüzde, Suudi Arabistan'ın resmî mezhebi durumundadır.

Muhammed İbn Abdülvehhab'ın düşünceleri, Deriye Emiri olan Muhammed bin Suud ile tanışmasıyla (1744) siyasi bir hareket niteliği kazandı. İbn Abdülvehhab, Deriye'de düşüncelerini Emir Muhammed'in gücü ile yayarken, Emir Muhammed bu düşüncelerle Arabistan'a hakim olma imkânını kazanıyordu. Çünkü İbn Abdülvehhab, insanların şirk içinde bulunduğunu, bunların mal ve canlarının kendisine inanan kişilere helal olduğunu söylüyor, Emir Muhammed bu fetvanın getirdiği ganimet olgusuyla yandaşlarını çoğaltıyor, gücünü artırıyordu. İbn Abdülvehhab'ın ölümünden sonra hareketin siyasî niteliği daha da ağırlık kazandı. Muhammed bin Suud döneminde başlayan toprak kazanma faaliyetleri, ölümünden (1766) sonra oğlu Abdülaziz zamanında da sürdürüldû.19. yüzyılın başlarına gelindiğinde (1811) Vehhabilik adına hareket eden Suud Emirliği Haleb'ten Hind Okyanusuna, Basra Körfezi ve Irak sınırından Kızıl Deniz'e kadar yayılmış bulunuyordu.

Vehhabilik hareketinin Osmanlılar için önemli bir sorun durumuna gelmesi üzerine II. Mahmud, Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa'yı sorunu çözmekle görevlendirdi. Mehmet Ali Paşa, oğlu Tosun komutasındaki orduyla Mekke, Medine ve Taif'i Vehhabilerin elinden kurtardı (181213). Daha sonra bizzat Emir Abdûlaziz'in üzerine yürüdü. Emir Abdulaziz'in ölümü (1814) üzerine Vehhabiler ağır bir yenilgiye uğradı. Nihayet Mehmet Afi Paşa'nın kumandanı ibrahim paşa, Abdulaziz'in yerine geçen oğlu Abdullah ve çocuklarını esir ederek İstanbul'a gönderdi. Bunların İstanbul'da asılarak öldürülmeleri (17.12.1819) ile Vehhabilik hareketinin ilk dönemi kapandı.

Savaş sırasında kaçarak kurtulmayı başaran Suud hanedanından Türki bin Abdullah, Necd bölgesinde yeniden faaliyete girişerek 1821'den 1891'e kadar sürecek ikinci Vehhabi devletini kurmayı başardı. Daha sonraları bir takım çekişmeler olmuşsa da Suud hanedanından Abdülaziz bin Suud, Vehhabi devletini yeniden kurdu (1901). Hindistan İngiliz yönetiminin de desteğini sağlayan Abdülaziz bin Suud 26 Aralık 1916 tarihli anlaşma ile İngilizlerce Necd, Hasa, Katif, Cubeyl ve kendisine bağlı diğer bölgelerin hükümdar olarak tanındı. Bu anlaşmaya göre Abdülaziz, bu yerleri kendisinden sonra miras yoluyla çocuklarına bırakacak ve kendisinin seçtiği veliaht da İngilizlere bağlı kalacaktı.

Osmanlıların yenik düşmesiyle sonuçlanan.1. Dünya Savaşı'nın arkasından Vehhabiler Hail, Taif, Mekke, Medine ve Cidde'yi de ele geçirdiler (1921-1926). Abdülaziz bin Suud, Necd ve Hicaz Kralı olarak kabul edildi (1926). 20 Mayıs 1927 tarihinde İngiltere ile yapılan Cidde anlaşmasının arkasından da tam bağımsızlığını ilan etti. Böylece Abdulaziz bin Suud, suudi Arabistan Kralı olarak tüm Hicaz'ı egemenliği altına altı. Bu devlet, Suudi Arabistan Krallığı adıyla varlığını sürdürmektedir.

Vehhabiliğin din anlayışı, Muhammed bin Abdülvehhab'ın üzerinde önemle durduğu tevhid (Allah'ın birlenmesi) konusundaki yorumu çevresinde toplanır. İbn Abdülvehhab'a göre tevhid, kullukta Allah'ı bir tanımaktır. Tevhid kelimesini (lâ ilâhe ilallâh) söylemek Allah'tan başka tapınılan şeyleri tanımadıkça bir anlam taşımaz. Allah kalble, dille ve davranışlarla birlenmelidir. Bunlardan birisinin eksik olması durumunda kişi Müslüman olamaz. Tevhid üçe ayrılır. İlki, Allah'ı isim ve sıfatlarında birlemek (tevhid-i esma ve sıfat), ikincisi Allah'ı rablıkta birlemek (tevhid-i rububiyet), üçüncüsü de Allah'ı ilahlığında birlemektir (tevhid-i uluhiya). Allah'ı bu üç biçimde birleme, ancak amellerle mümkündür. Buna göre Kur'an ve Sünnet'in dışında emir ve yasak tanımamak, Hz. Muhammed'in döneminde bulunmayan şeyleri ve tevessülü terkederek Allah'ı birlemek gerekir. Bu tevhide ameli tevhid denir. Herhangi bir hüküm koyucu tanımak, Allah'tan başkasından yardım dilemek, Peygamber için bile olsa, Allah dışındaki bir varlık için kurban kesmek, adakta bulunmak kişiyi küfre düşürür, can ve mal dokunulmazlığını ortadan kaldırır.

Bu tevhid anlayışının getirdiği önemli sonuçlar vardır. Bunlardan birisi, Hz. Muhammet'ten şefaat talebinde bulunulamayacağıdır. Şefaat, Allah'a özel bir haktır. Bu nedenle Hz. Muhammet'ten doğrudan şefaat talep etmek, onu Allah'a ortak tutmaktır. Nitekim müşrikler de Allah'ı kabul ettikleri halde, melekleri, putları şefaatçi kabul ettikleri için müşrik olmuşlardır. Şefaat inancı gibi yaygın olan tevessül inancı da şirktir. Tevessül inancı, daha çok mutasavvıflar arasında yaygındır. Bir takım şeyhlerin, velilerin hem hayatlarında, hem de öldükten sonra tasarruf sahibi olduklarına inanılmakta, onların himmetleri dilenmekte ve aracı kılınmaktadırlar. Bu da açık bir şirktir. Çünkü günah'ın yaratmada, yönetmede, tasarruf etmede, işleri düzenleme ve belirlemede ortağı yoktur.

Vehhabiliği en önemli özelliklerinden birisi de bid'adlar karşısındaki tutumudur. İbn Abdülvehhab'a göre Kur'an ve Sünnet'te olmayan her şey bid'attır. Bir bid'at çıkaran mel'undur ve çıkardığı şey reddedilmelidir. Bid'adların çoğu insanları şirke düşürmektedir. Bunların başında mezarlar, türbeler ve bunların ziyaretleri gelir. Mezarlarda yapılan ibadetler şirktir. Sevap umarak Hz. Muhammed'in kabrini ziyaret bile şirke neden olabilir. Şirke neden olmamaları için, mezar ziyaretleri, türbe yapımı kesin olarak yasaklanmalıdır. Ölülere niyaz, tevessül, falcılara, müneacimlere inanmak, Hz. Peygamber'in anısını yüceltmek, hırka-i şerif, sakal-ı şerif ziyaretleri yapmak, Allah'tan başkasına ibadet etmek, şirk koşmatır. Mevfit toplantıları düzenlemek, bu toplantılarda mevlid okumak, sünnet ya da nafile namazlar kılmak yasaklanmalıdır. Göz değmemesi için nazar boncuğu takmak, muska takınmak, ağaç, taş vb. şeyleri kutsal saymak, bir hastalık ya da beladan kurtulmak, güzel görünmek vb. için boncuk, ip, hamayı gibi şeyler takınmak, sihir, büyü, yıldız falı gibi şeylere inanmaz, iyi kişilere, velilere tazimde bulunmak, onlara dua etmek, onlardan yardım dilemek gibi şeyler de tamamıyle şirke neden olan bid'adlardandır. Riya için namaz kılmak, sofuluk etmek, iyi insan gibi görünerek çıkar sağlamak da şirktir. Cami ve mescidlerin süslenmesi, minare yapılması da terkedilmesi gereken bid'adlardır.

Vehhabiliği oluşturan düşünceler, birçok çağdaş Müslüman düşünürü etkilemiş, onlara esin kaynağı olmuştur. Günümüzde ise, önemli ölçüde değişime uğramış biçimde, Suud Krallığının resmî görüşü olmaktan öte bir anlam taşımamaktadır.

Ahmet ÖZALP

.

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »

Abdulbaki Kömür - Abdulkadir Şehitoğlu - Abdullah Akbulak - Abdullah Takdim - Abdurrahman Önül - Adem Karaca - Adil Avaz - Ahmet Feyzi - Ali Ercan - Ali Oktay - Alper - Ayhan Özel - Aykut Kuşkaya - Bayram Büyükoruç - Celaleddin Ada - Cengiz Çelikel - Cemal Kuru - Dursun Ali Erzincanlı - Ellerim Küçük Daha - Emrullah Coşkun - Erkan Mutlu - Ersen Dadaşlar - Ertuğrul Erkişi - Eşref Ziya - Fatih Koca - Grup Buhara - Grup Genç - Grup Gülistan - Grup İpekyolu - Grup Kardelen - Grup Kıvılcım - GrupTAN - Hafız Murat - Hakan Aykut - Hasan Dursun - Hasan Kılıçatan - Hasan Sağındık - Hüseyin Çelik - Hüseyin Goncagül - İlk Cemre - İsmail Erbay - Marmaradan Ezgiler - Mehmet Emin Ay - Mehmet Emin Ay & Mustafa Demirci - Mehmet Gökçe - Mehmet Kemiksiz - Mesut Çakmak - Mesut Kurtis - Mesut Şimşek - Mikail - Minik Dualar Grubu - Münib Engin Noyan - Mustafa Cihat - Mustafa Demirci - Mustafa Dursun - Mustafa Gümüş - Mustafa Özcan Güneşdoğdu - Mustafa Taşkaya - Muzaffer Gürler - Muzaffer Yalçın - Native Deen - Necip Fazıl Kısakürek - Ömer Karaoğlu - Orhan Çakmak - Özhan Eren - Peygamberin Gülleri - Ramazan Sarı - Reşit Muhtar - Sacit Onan - Sami Savni Özer - Sami Yusuf - Sedat Uçan - Sedat Uçan & Abdurrahman Önül - Selçuk Küpçük - Senai Demirci - Seyfullah Kartal - Sinan Çetin - Süleyman Şahintürk - Taha - Taner Yüncüoğlu - Umut Mürare - Yasin Konevi - Yeni Çağ - Yolcular - Yusuf Can - Yusuf İslam - Yusuf Meral - Yusuf Ziya Özkan yolcugidiyor

^^^^HAYKİRİS FM^^^^
İLAHİYİ SEC VE ÇAL'LLI TIKLAYIN
güzel dost

YOLCUGİDİYOR YAPIM

Kevser En İyi Siteler Listesihttp://www.tavaf.com/toplist/Islami Siteler ListesiAnimated

Register Now / Log-in

YOLCUGİDİYOR

YOLCUGİDİYOR

Abdurrahman Önül

Mesut Şimşek

Celaleddin Ada

Sedat Ucan

Mehmet E.A

Ahmet Fevzi

Adem Pala

Yusuf Can

Mustafa Ö.G

Adem Karaca

Ahmed Başak

Ender Tekin

Ömer Koçer

Emrullah Coşkun

Cemal Kuru

Hasan Dursun

YOLCUGİDİYOR

Dursun Ali

Ömer Kara O

Eşref Ziya

Mehmet Emin Ay

Mustafa Cihat

YOLCUGİDİYOR

Ezanlar

İlahiler

Nihat Hatipoğlu

Timurtaş Uçar

Cüppeli Ahmet Hoca

YOLCUGİDİYOR

@ yolcugidiyor @ (by) 2007ummet bılıncı

YOLCUGİDİYOR (by) - ummetin en gur sıtesi